3 results listed
Tüm dinlerde bazı ibadetlerin yerine getirmesi esnasında belirli bir yöne dönme gerekli
görülmüştür. Kutsal kabul edilen bu yönler, insanlar tarafından belirlenmemiş, ilâhî işaretle
tespit edilmiştir. İslam hukukunda “Kıble” terimi ile ifade edilen bu yön, Mekke’de bulunan
Kâbe’dir.
Hz. Peygamber’in (sav) hicretten önce Mekke’de hangi tarafa yöneldiği konusunda farklı
rivayetler bulunmaktadır. Bu konuda kıblenin Kâbe olduğu, Kudüs cihetine ibadet edildiği ve
Kâbe’nin araya alınarak Kudüs’e dönüldüğü şeklinde üç farklı yaklaşım bulunmaktadır.
Kaynaklarda yer alan veriler incelendiğinde, Hz. Peygamber’in (sav) risâletin başlangıcından
itibaren Kabe’ye yöneldiği görüşü öne çıkmaktadır.
Hicretten sonra Müslümanların ibadet esnasında Kudüs’e döndüğünde görüş birliği
bulunmaktadır. Bunun dayanağı konusunda iki farklı yaklaşım görülmektedir. Birincisi Hz.
Peygamber’in (sav) kendi tercihi olduğu diğeri ise Allah’ın emriyle yani vahiyle gerçekleştiği
şeklindedir. Medine’de hicretten on altı veya on yedi ay sonra nihai olarak kıblenin, Kâbe olarak
belirlendiği kabul edilir
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Ömer Faruk Habergetiren
In some religions, it is considered necessary to return to a certain direction during the fulfillment
of some worship. These aspects considered sacred were determined by divine signs not
determined by people. This direction, expressed in the Islamic law as Qibla, is the Kaaba in Mecca.
There are different narrations about which side the Prophet (pbuh) headed before him in Mecca.
There are three different approaches in which the Qibla is the Kaaba, the worship of Jerusalem
and the Kaaba are returned to Jerusalem. When the data in the sources are examined, it is seen
that the Prophet (pbuh) has turned to Kaaba from the beginning of the risalah.
There is a consensus that when Muslims return to Jerusalem during worship after the Hijra. There
are two different approaches to this. The first is that the Prophet (pbuh) is his own preference,
and the other is that it is realized by the order of Allah. In Madinah, sixteen or seventeen months
after the hijrah, the Qibla is finally considered to be the Kaaba
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Ömer Faruk Habergetiren
Osmanlı Devleti’nde her vilâyette kadı veya naibler tarafından gerçekleştirilen hukuki işlemler, Şeri’yye
Sicilleri adı verilen defterlere kaydedilirdi. Ayrıca merkezden gelen ferman ve emirlerin birer sureti de bu defterlere
kaydedilirdi. Yeni atanan görevlilere önceden gönderilen emirlerin ve olayların bir özeti sunulur, böylelikle yönetimde
süreklilik sağlanırdı.
Sorumlu oldukları bölgede meydana gelen hukuki anlaşmazlıkları giderme, merkezden gelen emirlerini
uygulama, vergi tahsilatı yanında çarşı-pazarın düzenlenme ve denetlenmesi, karşılaşılan problemlerin çözülmesi Kadı
ve Naiblerin görevleri arasında bulunmaktadır. Piyasalarda görülen aksaklıklar yerel idarecilerce çözülür, geneli
etkileyen durumlarda ise merkezi otoritenin müdahâlesi beklenirdi. Bu durumlarda bizzat padişah devreye girerek
sorunu çözmeye çalışırdı. İncelemesi yapılan 1216 numaralı defterde devletin Safranbolu yöresinde mal ve para
piyasalarına müdahâle örnekleri bulunmaktadır. Bu müdahâleler doğrudan âlim, tavan fiyat koyma ve tedavülde
bulunan paraların standardını sağlama şeklindedir. Toplumun maslahatını gözeten bu müdahâleler sınırlı bir şekilde
gerçekleştirilmiş, tüm piyasayı etkileyecek şekilde genele yayılmamış ve süreklilik göstermemiştir.
Bu bildiride defterde yer alan müdahâle örnekleri ve nedenleri belirlenmeye çalışılacaktır. Ayrıca müdahâle
şekline İslam hukukunun bakışına kısaca değinilecektir.
Uluslararası Geçmişten Günümüze Karabük ve Çevresinde Dini, İlmi ve Kültürel Hayat Sempozyumu
UGGKS2019
Ömer Faruk Habergetiren